16. Bölüm: Çorak
Bu bölümde, kelimenin sözlük anlamını aşıp, Türkiye’nin ve bizlerin içinden geçtiği fiziksel, manevi ve toplumsal kuraklığı masaya yatırıyoruz. Su kesintilerinden, 2040’ta %80 kuraklık uyarısına; müziğin, sanatın bitişinden, insan ilişkilerindeki ruhsuzluğa kadar uzanan bir çoraklık hali…
Acaba distopik filmlerin kehanetleri gerçek mi oluyor? Terminator’ün robotları mı, yoksa Resident Evil’ın zombileri mi kazandı? Cevap, ikisinin garip bir karışımı olabilir. Manevi anlamda “zombileşen”, tüketim ve teknoloji karşısında “robotlaşan” bir toplumda, verimsizlik ve anlamsızlık nasıl her yanımızı sardı?
“Susuz Yaz” (1963) ile “Kurak Günler” (2024) filmleri arasındaki 60 yılda neler değişti? Feodal yapıdan, siyasetin ve gücün hayatın her alanına nüfuz ettiği modern çatışmalara… İki film de aslında aynı üç temel sorunu anlatıyor: Fiziksel kuraklık, manevi çoraklık ve toplumsal verimsizlik.